iletişim

inspiteofmyself@gmail.com

31 Ağustos 2012 Cuma

rimmel london lycra pro

peach delicacy, white bright, french rose, aqua cool


rimmel'in fransız manikürü serisi, 10 güne kadar dayanıklılık vadediyor. lakin bu konuda pek de başarılı olduğunu söyleyemem. fırçası 60 seconds serisindeki gibi kalın ve kullanımı kolay. renkler ise tek katta belli olmuyor, iki katta ise fazla kalın olduğu için çabuk bozuluyor.

rimmel's french manicure series claims to last up to 10 days. but I can't say it is true. its brush is the same as 60 seconds' and easy to apply. colors don't become visible with first coat, and being very thick, it easily peels off with second coat.


aqua cool ise, şişede duran rengi tam olarak verebilen, french manikürü ojeleriyle aynı ayarda bir ürün.

aqua cool gives the color with second coat, same quality with french manicure series.



sırasıyla; tek kat french rose, peach delicacy, white bright.
aqua cool çift kat.

in order; one coat french rose, peach delicacy, white bright.
two coats aqua cool.

30 Ağustos 2012 Perşembe

rimmel london 60 seconds

blue my mind, coralicious, sky high


bir sürü oje satın alıp çıplak tırnakla gezmek nasıl bir hastalık bilemiyorum. işte kullanılmamaktan tozlar bağlamış ojelerimden üçü; rimmel london sky high, blue my mind ve coralicious. 

I wonder what kind of an illness is buying lots of nail polishes without using them...and three of the least used nail polishes of mine with their dust on them; rimmel london sky  high, blue my mind and coralicious.



rimmel'in 60 saniye serisi gerçekten bir dakikada kuruyan ojelere sahip. renkleri çok canlı, fırçası iki üç harekette ojenin sürülmesini sağlıyor. drugstore ojeler arasında en iyisi. zira rimmel'in pro serisindeki ojeler bu kadar başarılı değil.


rimmel's 60 seconds nail polishes really dry in a minute. colors are bright, brushes are easy to apply with two or three moves. they are the best among all drugstore nail polishes. yet, rimmel's pro series is not as good as 60 seconds.



29 Ağustos 2012 Çarşamba

estee lauder hassas göz makyajı temizleyicisi / gentle eye makeup remover



estee lauder'ın her ürünü gibi makyaj temizleyicileri de çok kaliteli. daha önce dudak ve gözler için olan temizleyicisini kullanmıştım, zaman zaman gözlerimde yanma olduğu için bir de sırf gözler için olanı denemeye karar verdim. hemen hemen her markanın göz makyajı temizleyicisini kullanmış ve hiç birini ikinci kez almaya değer bulmamış biri olarak, bundan sonra estee lauder ile devam etmeyi düşünüyorum.

like every other estee lauder product, makeup removers are of  high quality. I used the makeup remover for eyes and lips before and liked it. I used nearly all makeup brands' eye makeup removers through years and never used any of them for a second time, but I consider to go on using estee lauder.


28 Ağustos 2012 Salı

shiseido white lucency



white lucency serisi, shiseido'nun cilde aydınlık veren ürünlerinden oluşuyor. ben, ufak tefek güneş lekeleri için aydınlatıcı serumunu ve gece kremi olarak da recovery night kremini aldım. 

shiseido's brightening products are called white lucency. I bought concentrated brightening serum for sun spots and recovery night cream.


varolan lekeleri yok etmekten ziyade, özellikle yaşlandıkça oluşan lekeleri önlemeyi amaçlayan bir serum. ben güneş lekelerim için kullanıyorum fakat faydasını göremedim. 

rather than wiping off the current spots, it aims to prevent age spots. I use it for sun spots but there is no difference.


gece kremi de renk eşitsizliklerini gidermeyi, donuk rengi aydınlatmayı hedefliyor. ancak oldukça yoğun yapısı nedeniyle cilt tarafından emilmesi çok zor. bu yüzden kullanışsız buldum. 

night cream aims to even and brighten the skin color. but its intensity makes it uneasy to be absorbed. therefore I found this cream useless.

not: ürünler vogue dergisinin temmuz sayısı üzerinde fotoğraflanmıştır.

ps: products are photographed on the july issue of vogue.

18 Ağustos 2012 Cumartesi

nars turkish delight

dudak parlatıcısı / lip gloss


nars'ın en ünlü parlatıcısı turkish delight, en çok kullandığım dudak ürünü. fakat ne zaman birinin yanında sürsem, solgun gösterdiğini söylüyorlar. 

turkish delight is the most famous lip gloss of nars and my favourite for daily use. but whenever I apply it, someone says it makes my lips pale. 


kalıcılığı hiç tatmin edici değil, sürüldüğünde de dudakla bütünleşmek yerine, üzerinde bir tabaka olarak duruyor, dudaktaki en küçük çizgileri bile ortaya çıkarıyor. sürekli kullanmama rağmen bir daha almayı düşünmüyorum. nars'ın orgasm allık ve aydınlatıcılarını sevdiğim gibi sevemedim dudak ürünlerini. 

it is not long lasting and makes a layer on the lips rather than being a part of them. even the slightest line on the lips becomes visible with turkish delight. although I use it very often, I don't plan to buy again. I don't like nars lip products as I like orgasm blush and illuminator.


                                flaşsız/flash off
                               flaş açık/flash on

not: ürün, vogue türkiye'nin haziran sayısının üzerinde fotoğraflanmıştır.
ps: product is photographed on the july issue of vogue turkey.

bath and body works vücut losyonu / body lotion

beyaz turunç vücut losyonu/white citrus body lotion


bath and body works'ün üç ürün 29 lira indiriminden denemek için aldığım bu losyonun kokusu çok ferah ve oldukça kalıcı. çantada taşımak, ofis çekmecesinde bulundurmak ya da seyahat için ideal bir boyda.

I bought the lotion from bath and body works to try and it's fresh fragrance is very long lasting. 



hayvanlar üzerinde test edilmemiş olsa da, başta paraben olmak üzere her çeşit zararlı içeriğe sahip.

it is not tested on animals but has many harmful ingredients like parabens.

9 Ağustos 2012 Perşembe

china glaze

1017 velvet bow, 1018 winter berry, 1037 fuchsia fanatic


geçenlerde limango'dan china glaze alışverişi yaptım. kış ojelerim hazır olsun diye her zamanki tonlarda üç oje seçtim. tek bir kutu içinde gönderildi. fakat o kutu, yanına köpük, dolgu malzemesi vs. konulmadan daha büyük bir limango kutusuna koyularak taşındığı için, geldiğinde ojelerden birini kapağı çatlamıştı, ve ufak bir sızıntı olmuştu. kargoyu bizzat tesli almadığımdan geri gönderme gibi bir şansım olmadı, bu şekilde de kullanılabilir ama yanımda taşımaya müsait olmadığı halde kadere razı oldum.

I bought three china glaze nail polishes online, but one of them was damaged. as I hadn't got the package myself, I couldn't return it. it is usable but not suitable to carry in purse.


soldan sağa velvet bow, fuchsia fanatic ve winter berry. velvet bow siyah kırmızı, dudak ve tırnak için bence en güzel kış tonu. fuchsia aslında mevsimsiz bir renk. winter berry ise en sevdiğim tok kırmızı tonu.

from left to right; velvet bow, fuchsia fanatic and winter berry. velvet bow is black red, which is the best winter color for lips and nails for me. fuchsia is in fact a color for all seasons. winter berry is my favourite red.


ojeleri aceleyle uyguladığım için tırnaklar rezil durumda ama tek katta renkler belirgin şekilde ortaya çıktı.

I was in a hurry applying the nail polishes so my nails are a mess but colors are very clear for the first coat.


fırçayı görünce ince buldum ama uygulaması çok kolay. kalıcılığı da yerindeyse parasını hak ediyor demektir.

I found the brush very thin but it is easy to apply.

7 Ağustos 2012 Salı

the body shop banyo / bath

banyo eldiveni ve tatlı limon vücut peelingi/
bath gloves and sweet lemon body scrub


biz kese çocuğuyuz. banyo eldiveni de son zamanlarda yaygınlaştı. ama mantık aynı. duş jelini, peelingi rahatlıkla uygulamak için kullanılıyor. 

bath gloves are used for applying shower gel and body scrub.


fazla çeşitli markalardan vücut peelingi denemedim. bittikçe the body shop'un farklı içerikteki ürünlerinden birini alıyorum. bu yüzden kıyaslama yapamam. harikalar yaratan bir ürün olduğunu da söyleyemem ama duş bakımımı yapmadım dememek için, hoş kokusuyla rahatlamak için tercih edilebilir.

I haven't used body scrubs from various brands. generally I buy a different version from the body shop, so I can't make a comparison. also I can't tell it is a magical product , you can use it just to complete your body care.



not: ürünler, vogue ve gq dergilerinin ağustos sayıları üzerinde fotoğraflanmıştır.
ps: the products are photographed on the august issues of vogue and gq.

5 Ağustos 2012 Pazar

bu yazın komedi dizileri

hayatımın rolü, düşman kardeşler, annem uyurken, küçük hesaplar, ibret-i ailem ve işler güçler

yaz geldi mi çerezlik yaz dizileri birer birer düşer ekrana. bazıları kendine bir izleyici kitlesi yaratıp kışa ve sonraki senelere devam eder, bazıları 13 bölüm sonra veda eder. henüz ülkemizde, yalnızca yaz aylarında yayınlanıp kışın ara veren yapımlar yok. bizde kış sezonunda süren diziler yaz molası verirler. 
bu yaz gözüme çarpan ve öyle veya böyle hakkında fikir sahibi olduğum 6 yaz dizisi var, hayatımın rolü'nün komedi soslu bir dram dizisi olduğunu saymazsak, hepsi de absürt komediler. 


hayatımın rolü, 1993 tarihli amerikan filmi mrs. doubtfire esintili bir star tv dizisi. anne-baba hala büyük bir aşkla bağlı oldukları halde uyumsuzluk nedeniyle ayrılıyor, baba, iyi bir oyuncu olmanın verdiği avantajla yaşlı bir kadın kılığına girerek ayrıldığı eve yerleşiyor, böylece gözü kulağı çocuklarının ve eski eşinin üzerinde oluyor. bu sırada elbette cadı anneanne, melek babaanne, üç sevimli ama problemli çocuk, kadına askıntı olan iş arkadaşı, adamın bu işleri çevirmedeki en büyük yardımcısı olan kankası, birbirleriyle evli olan adamın kızkardeşi ve kadının ağabeyi, komşu çift gibi karakterler de olay örgüsünü zenginleştirmeye çalışıyor.
fakat şahsi kanaatime göre, yıllar evvel bir benzerini okan bayülgen'in kanal d'de denediği bu iş, olacak iş değil. seyirciye bir tek film olarak eğlenceli gelebilecek bu konunun, dizi haliyle sıkmadan ve tutarlı şekilde devam etmesi mümkün değil. giderek senaryo açıkları artacak ve en dikkatsiz izleyiciyi bile soğutacaktır. kışa uzanacağına hiç ihtimal vermiyorum. tabii kanal prestij açısından ısrarcı olmazsa.


diğer bir komedi de show tv'den. üstelik bu, reyting listelerinde ilk sırada yer alıyor. tam türk halkının zevkine hitap ediyor, onlarca yıllık basit komedi anlayışı, hafif espriler, şive komedisi vs.
esas adamın iki farklı kadından olan çocukları ve bunlarının çevreleri etrafında dönen bir hikaye. trakya şivesi ile ilgi çektiğini zannediyorum. bu reytinglerle kışa uzanacağı kesin.


kanal d'nin az reyting alan hiçbir işinin arkasında durmamasının bir örneği var sırada; annem uyurken. lokumcu dükkanı olan kalabalık bir ailenin etrafında gelişen bir absürt komedi denemesi annem uyurken. otoriter anne, bir nedenle 10 yıl süren bir komaya giriyor ve tepkisiz şekilde yatağında yatıyor, bu duruma bir süre sonra alışan aile bireyleri hayatlarına devam ediyor, derken bir gün anne beklenmedik şekilde uyanıyor. herkes hem seviniyor, hem de hayatları altüst oluyor.
bu dizinin espri anlayışı biraz daha üst perdedeydi. fakat hümeyra'nın yarattığı iticilik rüzgarı nedeniyle fazla sempatik bulamadım. geniş aile dizisini anımsatan bir karakterizasyon vardı. sıkmadan gülerek izlenebilir. hatta bana kalırsa o fırtınalar koparan yalan dünya'dan falan kat kat iyiydi. ben yapımcı olsam, binbir emek verdiğim işi kanal d'ye vermeden önce 40 kere düşünürüm. bu kaçıncı heba olan dizi!


içinde seray sever olan hiçbir işi beğeneceğimi zannetmiyorum, küçük hesaplar'ı da beğenmedim. mazhar alanson da, her şey çok güzel olacak'la beraber bitmesi gereken oyunculuk kariyerinde inatçı görünüyor. 
kaç bölümdür doğru düzgün kimin ne olduğunu da oturtamadım ama, anladığıma göre olay bir apartmanda geçiyor:)
mazhar bey'le seray hanım karı-koca, bir de genç kızları var, sürekli bunları duvardan dinleyen bir yaşlı, bir de üst katta olduğunu tahmin ettiğim üç genç komşuları var. arada acaip tiplerde karşımıza çıkan bir de kaan sezyum var ki, kendisi dizinin senaristi. belki de hep aynı insanı oynuyordur ama ben bir yere oturtamadım. 
üst kattaki üç gençten birinin bir işyeri ve ordaki maceraları var, diğer ikisi öyle boş beleş takılıyorlar. belki de öğrencilerdir, belki sadece iki kişi yaşıyordur o evde, çünkü üçüncü kişi arada o çalışan çocuğun iş arkadaşı oluyor, arada da şişman bir adam. oralar muamma benim için. ama diziyi bir mantığa oturtmaya çalışmama gerektiğini ilk iki dakikadan sonra anladığım için pek umursamadım.
bu gençler bir kafe barda takılan, aralarında mazhar'ın kızının da bulunduğu üç kızla bağlantı halindeler, hoşlantılar, geyikler...işte bu ilişkiler yumağında birtakım espriler dolaşıyor, internet sözlüklerine göz kırpılıyor, günlük konuşmaların nabzı tutulmaya çalışılıyor vs. ama başarısız! 13 bölüme tamamlanması bile bir mucize. bu dizinin ardından televizyonların seray sever'le yollarını ebediyen ayırmalarını umuyorum.


türk televizyonculuğunun geleceğinden hala umutlu olmamıza vesile bir dizi ibret-i ailem. hem de müjdat gezen'e rağmen. o da her dizide olması gereken iticilik kontenjanını dolduruyor galiba. 
ilk bulduğu kıza yapışan üniversite mezunu vasıfsız genç, başkasının segilisine aşık olan fitne fücur kız, yaşına başına bakmaksızın aklı sürekli serserilikte olan büyükbaba, ailenin en az kötü huylusu anne, sürekli kolay yoldan zengin olmaya çalışan dolandırıcı baba. beş kişilik bu ibretlik aile, aslında gerek türk dizi ve filmlerinde gerekse amerikan sinemasında görmeye alışık olmadığımız kadar gerçek. hem kendi ailelerimizde, hem de çevrede rahatlıkla karşılaşacağımız bu tipler, hepsi birarada olunca absürt bir hayatın kapılarını açıyorlar. espriler çok güncel, konular sıkmıyor, oyuncular çok inandırıcı. özellikle genç kız çok başarılı, ona benzer en az iki kişi tanıdığıma göre de hayli gerçekçi.


tatlıyı sona saklıyoruz. bu yazın bizlere bir sürprizi, komik, eğlenceli, kaliteli bir armağanı işler güçler. star'ın kalburüstü bir işi.
üç başrol oyuncusunun kendi isimleriyle kendilerini oynadıkları bu dizide olaylar televizyon sektöründe geçiyor. ahmet kural ve murat cemcir'in ilkini çektikleri çalgı çengi filmi gişede tam bir hayalkırıklığı yaratmışken internetten izlenme ve indirilme oranları hayli yüksektir. yapımcı bulmakta zorlanan ikili, parayı denkleştirip ikincisini bir an önce çekmek için ne iş olsa yaparım sınırına dayanmıştır. diğer yandan, kpss  ile kazandığı gümrük memurluğunu üsküdar'a giderken dizisinde oynamak için bırakan sadi celil cengiz, dizinin kanal d taafından yayından kaldırılması üzerine zor günler geçirmektedir. derken leyla ile mecnun dizisinde oynamaya başlar. bu üç oyuncu, meslek hikayeleri isimli bir belgesel programı sunma işini alırlar. her hafta üç farklı meslekten insanlarla söyleşi yaparak programı çekeceklerdir. fakat sürekli aksilikler peşlerini bırakmadığı için çekimler kötü geçmekte, yapımcı paradan kıstığı için teknik düzenlemeler çok kötü olmakta ve dolayısıyla bölümler kanal tarafından yayınlanmamaktadır. haftalar sonra ilk bölüm nihayet yayınlandığında ise, berbat reyting sonuçları yüzünden başları ağrımaya başlar.
bütün bunların yanısıra özel hayatlarında da türlü acaiplikler yaşamaya devam ederler. sadi'nin yalan söyleyememe hastalığına yakalanmış bir kızkardeşi, ahmet'in aşırı kilolu olduğu için askerlikten yırtan, fazla samimi bir komşusu, murat'ın kaldığı motelde komşusu olan eski oyuncu çatlak bir arkadaşı, yapım ekibinden on numara sapık bir asistan, murat'ın eski sevgilisi, cimriliğin doruklarında gezen yapımcı, sadi'nin evinde kaldığı halası gibi pek çok karakterle zenginleşen bir hikayesi var dizinin. 
esprilerin güncelliğiyle, absürtlüğün dozajıyla, oyuncuların gerçekçiliği, doğallığıyla, işin samimiyetiyle, harika bir dizi işler güçler. çok iyi bir reyting başarısı göstermese de kışa uzanmasını umut ediyorum.


filmler ve giydikleri: Siyah Beyaz: Metin Erksan

filmler ve giydikleri: Siyah Beyaz: Metin Erksan: Susuz Yaz  Kuyu Sevmek Zamanı

watsons süper meyveler duş jeli çarkıfelek&açai / super fruits juicy shower gel with passion fruit&acai berry




watsons bu duş jelini, çarkıfelek meyvesinin egzotik tadı ve kokusuyla açainin antioksidan yapısı yüzünden mi üretti, yoksa çarkıfelek çiçeğinden elde edilen passifloranın rahatlatıcı etkisinden mi faydalanmak istedi bilemiyorum ama, ister tamamen plasebo etkisi  olsun isterse iddia ettiği meyveler hakikaten içinde olmasın, ben bu duş jelinin kokusuyla bile ferahlayıp rahatlıyorum. 6 lirayı bulmayan fiyatıyla denemeye değer.

watsons might have produced this shower gel for passion fruit's egzotic taste and smell and acai berry's antioxidants, or passiflora's relaxing effect, I have no idea, but no matter if it is just a placebo effect or it doesn't even have the fruits, its smell is enough for me to freshen and relax.

not: ürün, gq dergisinin ağustos sayısı üzerinde fotoğraflanmıştır.
ps: the product is photographed on the august issue of gq.

4 Ağustos 2012 Cumartesi

the body shop honey bronze

shimmering dry oil and bronzing gel for face / ışıltılı kuru yağ ve yüz için bronzlaştırıcı jel


the body shop pek tuttuğum bir marka değil. ürünlerinin iddia ettikleri kadar doğal olmadığını düşünüyorum. fakat iflah olmaz alışveriş hastalığımın baş gösterdiği bir akşam birkaç ürününü satın aldım.
bronzluk hemen herkesin ortak tutkusu. beyazlığın moda olduğu son yıllarda bile bizim gibi ülkelerde solaryum, güneşlenmek ve otobranzlar hala revaçta. ben de bu furyaya yazları yenilen biri olarak the body shop'un yeni çıkardığı honey bronze/bal bronzluğu serisinden iki ürün aldım; yüz için bronzlaştırıcı jel ve vücut için ışıltılı kuru yağ. bunlar dışında honey bronze serisinde mat pudra, ışıltılı pudra ve iki seçenekli dudak parlatıcıları var.

the body shop is not one of my favourite brands. I think its products are not that natural. but I couldn't help myself buying something.
although skin whitening is a fashion these years, bronzing is still a passion especially in the countries like Turkey. last night, to satisfy my shopping addiction, I bought two products from honey bronze series of the body shop; honey bronze shimmering dry oil and bronzing gel for face.

honey bronzelarda, diğer bronzlaştırıcılarda karşılaştığımız korkunç kına kokusunun yerine ağır bal kokusu hakim. hareket ettikçe burnunuza gelen bu şekerli koku kendinizi yapış yapış hissetmenize neden oluyor, oysa cilt kuru durumda.
yüz makyajımı hiç de karanlık olmayan odamda uygulayıp dışarı çıktıktan sonra arabanın dikiz aynasından kendimi gördüğümde dehşete düştüm ve hemen mendille fazlalıkları almaya çalıştım yüzümden. çok dikkatli kullanılması gerekiyor.

rather than the disgusting hena smell in bronzers, honey bronze has a heavy honey smell. it makes you feel sticky as you smell it in every move, but the skin is dry. 
I applied my make-up in a room with normal light, but when I got into my car, I realized my face was so dark that I had to cleanse a bit. it should be used very carefully.




kuru yağ ise öyle değil. çok hafif bir koyulaşma, canlı bir             ışıltı sağlıyor.

dry oil is not like that. it only gives a slight dark shade and a fresh shimmer.              


                             

honey bronze fiyatına göre hiç fena değil. yine de bir dahaki sefere daha kaliteli markalarınkini tercih ederim.

honey bronze is not bad for its price. but I will try better brands later.

not: ürünler vogue dergisinin ağustos sayısı üzerinde fotoğraflanmıştır.
ps: products are photographed on the august issue of vogue.

2 Ağustos 2012 Perşembe

bourjois far / shadow, oje / nail polish, eyeliner

smoky eyes üçlü far 05 rose vintage-07 bleu rock, tekli far 05 rose dragee, salon finish in 1 second oje 05 corail magique ve liner clubbing ultra black eyeliner / smoky eyes trio 05 rose vintage-07 bleu rock, single eyeshadow 05 rose dragee, salon finish in 1 second nail polish and liner clubbing ultra black


bourjois, chanel'in sahip olduğu hayli köklü bir kozmetik markası. drugstore (türkçe bir alternatifi olan söylesin lütfen) ürünü olmasına rağmen, chanel fabrikalarında üretildiği için kaliteli olduğuna dair yaygın bir inanç var.

bourjois is a rooted chanel brand. although it is a drugstore product, people have the impression that it has a good quality because of being produced in chanel factories.

bourjois ürünlerini denemek için 2 adet smoky üçlü far paleti, 1 adet tekli far, 1 eyeliner, 1 maskara ve 1 oje aldım.

I bought five products of bourjois to try; 2 smoky eyeshadow trios, a single eyeshadow, an eyeliner, a mascara and a nail polish.


lafı uzatmadan fikrimi açıklamak isterim; bourjois bir daha herhangi bir ürününü tercih edeceğim bir marka değil. oldukça eski ve köklü bir şirket olmasına ve chanel'e bağlı bulunmasına rağmen, aynı fiyat kuşağında bulunan diğer drugstore markalardan geride kalmış. rimmel, the balm, loreal gibi markalar bourjois ile kıyaslandığında daha tercih edilir bir yerde duruyor.

in short, bourjois is not a brand that I would buy a product from. despite being an old and rooted firm of chanel, it is far beyond other drugstore brands like rimmel, the balm or loreal.


mavi tonlardaki bleu rock smoky üçlü far paletinden başlayalım. bu üçlü palet, görünen o güzelim renkleri vermemek için elinden geleni yapıyor. pigmente hasret kalmış. yandaki aplikatörün bulaşık süngerinden kötü yapısına hiç değinmek istemiyorum.

let's begin with bleu rock smoky eyeshadow trio. this palette is  unfortunately just an image, it doesn't give you the colors you expect. nearly no pigments. the aplicator on the left is another issue with its material worse than a kitchen sponge.



                    baz olarak mac bare study kullandım.

                    I used mac bare study as a base.


diğer palet ise pembe tonlardaki rose vintage smoky üçlü far. bu da diğerinden geri kalmıyor verimsizlik bakımından.

other palette is rose vintage smoky eyeshadow trio. not different from the first one.




baz yine mac bare study. farları adeta kazıyarak sürdüm ama yine de kendilerini belli etmekte zorlanıyorlar.

the base is again mac bare study. I applied shadows very hard but they are still pale.


tekli far tam anlamıyla tebeşir tozu. okula gitmek istemeyen çocuklara duyurulur.

single eyeshadow is really like chalk dust.



                         baz aynı, kol aynı, sonuç aynı.

              the base, the arm and the result are the same.



                   eyelinerı da bu far üzerinde denedim.
                   
                  I applied the eyeliner on this shadow.


çok ince bir fırçası var. ama yeterince sert değil. 

it has a very thin brush, not hard enough.



oje ise çabuk kuruyor, tek kat kullanmak mümkün değil, eşit dağılmıyor.

nail polish dries fast but one coat is not enough.








rimeli göstermeye lüzum bile duymadım, o kadar vasat. dediğim gibi, bir daha herhangi bir bourjois ürününü tercih etmeyi düşünmem.

mascara is so average that I didn't feel to show here. as I said, I won't use any bourjois product again.


not: oje, vogue ve women's health dergilerinin temmuz sayıları üzerinde fotoğraflanmıştır.
ps: the nail polish is photographed on the july issues of vogue and women's health.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...