iletişim

inspiteofmyself@gmail.com

31 Ekim 2012 Çarşamba

wella system professional hacim veren saç kremi / volumizing leave-in conditioner





yine çok kısa bahsedeceğim. geçen yıl kuaförden, hacim veren bir ürün istediğim için, hatırlamadığım saçmasapan yüksek bir ücret ödeyerek aldığım bir saç kremi.
köpük formunda, saçı yıkadıktan sonra uygulanıyor ve durulanmıyor.
arada sırada kullandığım için uzun zamandır bitmedi. elim gitmiyor çünkü çok sıradan bir saç kremi. kuaförden pahalı ürün almanın anlamsızlığını öğrenmiş oldum.

I will cut it short again, I purchased this hair conditioner last year from hair-dresser's, it was ridiculously expensive.
it is a foaming leave-in cream.
because it is not a very good product, I use it not very often, so it hasn't finished yet. I learnt not to buy expensive products from hairdresser's anymore, it is nonsense.

28 Ekim 2012 Pazar

l'oreal elseve nutri-gloss

ışıltı veren saç kremi / leave-in conditioner


çok kısa bahsedeceğim. ayna ışıltısı kaşmir yumuşaklığı demiş ama, bildiğiniz yağlandırıyor, daha da bir işe yaramıyor bu krem. üstelik sadece bende değil, benden daha kalın saç tipine sahip olan kuzeninde de etkisi aynı oldu. 
ışıltı olarak sunduğu "inci proteini" de işte resmen havanda dövülmüş çakma inci parçacıkları gibi, saçınızda görünüyor. hem görüntü hem de doku olarak saçta hiç iyi bir etki yaratmıyor.

I will cut it short, it says mirror shine and cashmere touch but it only makes your hair oily and nothing else. not only me but also my cousin who has a thicker hair got the same result. 
its so called pearl proteins are just glitter.


hiçbir şekilde tavsiye etmiyorum. ve şu an sadece dalin'le karıştırıp makyaj fırçalarımı yıkamakta kullanıyorum. yumuşatıyor hiç olmazsa.

I don't recommend to use this hair cream and now I am using it to wash my brushes with a baby shampoo. it helps them soften.

27 Ekim 2012 Cumartesi

bioderma sensibio forte, photoderm max spf 50+

kızarık hassas cilt için sensibio forte ve photoderm max spf 50+ renkli güneş koruyucu krem / sensibio forte for reddened sensitive skin and photoderm max spf50+ tinted ultra-fluid suncare


lazer tedavisi olduğum dönemde, cildim lazerin hemen ardından fazlasıyla kızarıp kabardığı için sensibio forte'yi aldım. uygulamanın hemen ardından sürdüm. böylece ilk bir iki saat içinde cildim normal haline dönüyordu. 

while I was having laser treatment, my skin was reddened too much that I had to use sensibio forte immediately after the sessions. so that my skin turned to normal in one or two hours.

lazer tedavisinde, güneş koruması önemli bir yer tuttuğu için, dışarı çıkarken de bioderma güneşten koruyucu krem kullandım. o bitince renklisini kullanmaya başladım. ama renkten bir verim beklememek lazım. yalnızca, diğer güneş kremlerini sürdükten sonraki gibi casper gibi bembeyaz bir suratınız olmasını engelliyor o kadar.

sunscreen is very important in laser treatment. therefore, I used bioderme 50+ sunscreen when I went out. after that one, I wanted to try the tinted version. but don't expect much from the color. it only doesn't give the white color of others, taht's all.



26 Ekim 2012 Cuma

kırlangıç %100 saf zeytinyağlı duş jeli / pure olive oil shower gel



kırlangıç ünlü bir yemek yağı markası. son birkaç yıldır sabun, duş jeli gibi temizlik malzemeleri de üretiyorlar. 
önce sıvı sabununu ardından da duş jelini kullandım. ikisi de çok fazla köpürmeyen, ama tende kalıntı da bırakmayan, güven verici ürünler. fazla köpürmediği için yeniden almamıştım ama köpük takıntısından vazgeçip mümkün olan en doğal ürünü tercih etmek, ve zeytinyağının cilde olan faydaları için yine kullanmaya karar verdim.

kırlangıç is a famous cooking oil brand. it has been producing self care products like soap for a while. 
I used liquid soap and shower gel. both products don't foam much but they also don't leave any tracks on the skin. I decided to forget my foaming obsession and give it a chance again, because of the benefits of olive oil for skin.


bloglovin'

<a href="http://www.bloglovin.com/blog/4002381/?claim=ydcab9xc2rc">Follow my blog with Bloglovin</a>

nars orgasm

allık ve aydınlatıcı / blush and illuminator


artık bitmeye yüz tutan allığım orgasm ile ben aldığımda yeni çıkmış olan orgasm illuminator ikilisi, rimelden sonra en sevdiğim makyaj malzemelerim oldular. rimel bir anda bakışlarımı vurgularken, orgasm yüzüme canlılık veriyor. ondan başka bir allıkla kendimi görüğümde yadırgıyorum. yaz kış sürekli kullanıyorum, ve her kıyafetle, her renk makyajla uyduğuna inanıyorum.

my almost finished blush nars orgasm and illuminator have been my favourite makeup products after mascara. mascara put emphasize on my eyes and orgasm gives a natural glow to my face. I find my face strange when I see it with a different blush. I use orgasm summer and winter and I believe it suits with all makeups and dressses.
























nice dupeları çıktı, lancome, chanel, herkes hakkından gelmeye çalışıyor ama, yok, beyaz tenli kadınlar için bence daha iyisi henüz yok. çünkü her şeyi tam kararında, ışıltısı, şeftali tonu, pembesi, altın rengi parçacıkları...kalıcılığı, bereketliliği...

there are lots of orgasm dupes, lancome, chanel etc. but ı think nothing better than orgasm for fair skin exists. its glow, peachyness, pink tone, golden particles...being lang lasting and  amount...





likit aydınlatıcısı ise allığın üzerinden geçmek için, yüz çıkıntılarını belirginleştirmek için, vücut ışıltısı olarak, veya fondötenle karıştırılarak kullanılabilir. kutusunda durduğu kadar yoğun renk vermeyen, sadece aydınlık sunan bir ürün. ben genelde allığın üzerinden geçiyorum, daha canlı durmasını sağlıyor.

illuminator can be used on the blush to give more light, or as a usual illuminator, to give a natural glow to your body, or mix with a foundation. it is not as pigmented as it is seen in its tube. I usually use on the blush.


           aşırı yakın bir görüntü ama verdiği aydınlık böyle.

                       this is a too close photo 
            but the light it gives can be seen easily.

not: ürünler sinema dergisinin ekim sayısı ile karatay diyeti isimli kitap üzerinde fotoğraflanmıştır.

23 Ekim 2012 Salı

dermalogica cilt düzeltme kremi / skin smoothing cream



günlük cilt bakımında gündüz kremi olarak kullandığım bu krem, dermalogica'nın yüz haritası uygulamasında, benim gibi kuru bir cilde sahip olanlara önerdiği bir ürün. ben bir buçuk yıla yakın zamandır, çoğu zaman düzenli olarak kullanıyorum, henüz ilk tüpü bitiremedim. yani bereketli bir krem. üstelik çoğu amerikan ürünü gibi kapağı açıldıktan sonra 24 ay kullanma süresi var. 

I have been using this cream n my daily skincare routine for nearly a year and a half, as it was the answer for my dry skin problems in dermalogica's skin mapping. this is my first tube still, and it expires after 24 months from the opening.

ben cilt bakımına lisede nivea ile başladım, üniversitede loreal, vichy ve biotherm ile devam ettim, 25'imden sonra clinique ve lancome, 2011 mayısından beri de dermalogica  kullanıyorum. bu değişikliklerin nedeni ise hep acaba daha iyisi, daha zararsızı var mıdır düşüncesi.

I began my skincare at high school with nivea, continued with loreal, vichy and biotherm, clinique and lancome after the age of 25, and dermalogica from may, 2011. I have changed the products many times because of the search for the best.

başta normal ciltler için ürünler kullanıyordum ve gayet yeterli geliyordu, ama özellikle lazer epilasyon tedavisi ve yaşla beraber cildim aşırı kurumaya başladı. bu yüzden kuru cilt ürünlerine geçtim. ama biotherm'in normal ciltler için olan ürünlerinin iyi etkisini bir daha ne aynı markanın kuru cilt ürünleriyle, ne de diğer markalarla yakalayamadım. buna dermalogica da dahil oldu. malesef bana yetersiz gelen bir krem, sadece bitirmek için kullanıyorum. çünkü hatırı sayılır bir para ödemiştim, ve bir de kişisel kozmetik alışverişi yasağım var tabii.

I was using products for normal skin and it was good for me, but especially after laser epilation treatment and getting closer to age 30, my skin got drier and drier. I have been using dry skin products for years, but I couldn't find a really good one like biotherm's normal skin products., evet its dry skin products are not satisfying for me. dermalogica is not either. it is not enough for my skin, I am just trying to finish it because of the huge amount of the money I spent on it.


zaman zaman aşırı kuruluktan muzdarip olup bepanthen sürdüğümde, bu kremden çok daha iyi sonuç alıyorum. sanırım bu bittikten sonra gündüz kremi olarak bepanthen (yeni adıyla bepanthol) kullanmayı denerim.

from time to time, my complaints of dryness decrease and I use bepanthen, and it gives better results than skin smoothing cream. I will use bepanthen (bepanthol is the new name) after finishing this one I guess.

22 Ekim 2012 Pazartesi

john frieda

luxorious volume saç köklerine hacim veren sprey losyon, kuru şampuan, yoğun hacim kazandıran şampuan, hacim kazandıran şekillendirici saç köpüğü, hacim kazandıran sabitleyici saç spreyi / luxorious volume thickening blow dry lotion, volume refresher spray, thickening shampoo, thickening mousse, thickening hair spray
















orta kalınlıkta telleri olan, sağlıklı ama cılız saçlarım var, öyle kalın kalın, havalı havalı durmuyor. zaten düz saçlı biri için biraz hayal o hacim. 
bu görüntüyü elde etmek için saç ürünlerine ihtiyaç duyuyorum. 
önceleri tony&guy kullanıyordum, pek bir değişiklik göremedim. sonra yavaş yavaş john frieda'ya geçtim. 
şampuanı gerçekten saçı hacimlendiriyor, ama elbette fön çektirmiş zenci hatun gibi olunmuyor. sadece olduğundan daha iyi görünüyor. ek olarak şu an elimde olmadığı için fotoğrafta yer almayan bir de saç kremini kullanıyorum. o da şampuanı destekliyor, ama olmadığı zaman da boşluk yaratmıyor. başka krem de kullanılabilir.
krem kullanmadığımda, duşun ardından ıslak saça köpük uyguluyorum. o da kalıntı bırakmayan dolgunlaştırıcı bir etkiye sahip.
eğer krem kullandıysam, ve saçımı makineyle kurutacaksam sprey losyonu özellikle diplere sıkıp öyle kurutuyorum.
kakül kullandığım zamanlarda da sabitleyici spreye başvuruyorum. bazen at kuyruğu gibi modellerde de kullanıyorum. kuruduktan sonra belli olmayan güzel bir yapısı var.
kuru şampuanı ise saçımı yıkamamın mümkün olmadığı, ama hacimsizlikten öldüğü, süpürge modeli zamanlarda, acilen dolgunlaştırmam gerektiğinde kullanıyorum. birkaç saatliğine durumu kurtarıyor ama bir günü değil. bu bakımdan toni&guy daha başarılıydı.

I have normal and healthy hair with no volume, so I need hair products to have that voluminous look. 
I used tony&guy for a while, but I wanted a change.
john frieda's shanpoo really volumizes my hair but of course it doesn't give the look of an african american woman. it just looks better than it originally is. I also use conditioner which I don't have now, and in fact it is not so necessary to use it specifically. if I don't use conditioner, I use mousse. it is a very good product. volumizes without any trace. if I use conditioner, I spey the lotion especially to the roots and blow dry my hair. I finish my hair with thickening hair spray if I use bangs. it doesn't shine out after drying.
if I don't have enough time to wash my hair and I need a volumized hair, I use dry shampoo. it saves me for a few hours only. tony&guy's was better.





happy endings

bir amerikan sitcomu daha / another american sitcom


yo dostum, 3. sezon posteri, ya da ismi seni yanıltmasın, seks sahnelerinden ibaret bir diziden bahsetmiyorum. bu da tıpkı ağabeyleri friends ve how I met your mother gibibir ilişki komedisi.

the poster of season 3 or the name shouldn't mislead you, I am not talking about a tv show full of sex scenes. this show is a relationship comedy just like friends and how ı met your mother.

öyle ahım şahım hayatlardan, ekstra ilginç karakterlerden, tuhaf maceralardan da dem vurmuyor, oldukça sıradan, tanıdık bulunabilecek tipler, basit hayatlar. sadece eninde sonunda amerikan olduğu için, bizim türk işi hayatımıza biraz yabancı kalabilir. oda her dizi ya da film kadar. sıradan bir hayatta karşılaşamayacağımız kadar yoğun bir ilişki ve espri trafiği dışında anormal bir durum yok.
bu diziye sanırım, sıkıntıdan patladığım, izlenebilecek bütün romantik komedileri bitirdiğim bir zamanda başladım. 2 sezonu yayınlanmıştı. önümüzdeki günlerde ise üçüncü sezonu başlayacak.

characters are ordinary, lives are simple. there is a very busy relationship traffic with humour unlike real life, that's all. I began to watch this show when I was bored much and finished every romantic comedies around. there were 2 seasons finished. third one will begin in a couple of days.


dizi, düğününden başka bir adamla kaçan bir gelinle açılıyor, sonraları, bir zamanlar çok mutlu olan bu çift ve arkadaşlarının etrafında dönen bir hikayeye dahil oluyoruz. düzenlerinin bozulmaması için aynı arkadaş grubunun içinde kalmaya razı olan alex ve dave ekseninden yavaş yavaş koparak diğer karakterlerle haşır neşir olmaya başlıyoruz. 
6 kişilik bu arkadaş grubunu, felaketle sonuçlanan evlilik denemesinin ardından işinden ayrılıp fast foodcu olmaya karar veren dave, kendi dükkanını işleten, hayalperest ve çocuksu alex, onun düzen hastası, hırslı, başarılı plaza kadını ablası jane, jane'in afro-amerikan kocası brad, şaşkın bir aşk kadını olan arkadaşları penny, ve "best gay friend" (eşcinsel en iyi arkadaş) kontenjanından işsiz güçsüz max oluşturuyor.

the show begins with a bride who leaves the groom at the alter and runs away with another man, then the story revolves around this once happy couple and their friends. alex and dave accepts to stay in the group not to lose their friends.
the group of six friends is consisted of alex's ambitious sister jane who has a successful career and happy marriage, her afro-american husband brad, their love addicted friend penny and max as the best gay friend cliché.



eğer romantik komedileri, ilişki hikayelerini, amerikan mizahını seviyorsanız, sıkılmadan özleyebileceğiniz bir abc yapımı. çok farklı özellikler vadetmiyor ama, kafa dağıtıp gülümsemek, "ayy aynısı bana da olmuştu" "tüh keşke ben de böyle deseydim"  "tamam ben de bunu yapıcam!" gibi boş laflar etmek isterseniz kaçırmayın.

if you enjoy romantic comedies, relationship stories, american humour, you can have fun watching this abc show. it doesn't have distinctive qualities but it is easy to identify with and have a good time smiling.

bu da üçüncü sezon tanıtım filmi:

and third season promo:






21 Ekim 2012 Pazar

estee lauder signature blush in sweet nectar/allık


öncelikle belirteyim, artık böyle bir ürün yok. ben sadece kullandığım için fikir beyan etmek istedim.
kontör için uygun bir ürün seçmeye çalışırken, mağaza ışıklarına kurban giderek aldığım, ve belli bir süre de, aslında kontöre hiç de uygun olmadığını, ufaktan ufaktan simli olduğunu fark etmediğim bu allık, estee lauder'ın belki de gerek ambalaj gerekse kullanım olarak en içime sinmeyen ürünü. laciverte altın sarısı kutusu, bana hiç de high-end bir allık kullandığım izlenimini vermiyor.

first, I would like to say that, this product is not around anymore. I just wanted to comment on it as I am still using. 
in a search for an appropriate product for contouring, I bought  this blush misled by the lights of the shop. furthermore, I even didn't realize this mistake for a long time. 
it has a package that doesn't give me the feeling of a high-end product.

içinde ufak, işe yaramaz, ama yumuşak bir fırçası var.

there is a small useless brush in it which is very soft indeed.
























benim allık geçmişim, üniversitedeyken arkadaşımın sattığı ve hala bitmemiş olduğuna göre pek de kullanmadığım bir avon top allık, ondan sonra ilk defa iki sene evvel aldığım bir lancome allık, nars orgasm ve bu yazıdakinden ibaret olduğu için kıyaslama yapamıyorum. çok uzun zaman, yüzümün tamamen bembeyaz durmasından hoşlandım, allığa hep suğuk baktım. bunda sanırım gördüğüm yanlış uygulamaların iticiliği de rol oynadı. ama son iki senedir allığın gücünü fark ettim.
ve işte karşınızda bu allığın yanağımdaki duruşu...


tüm yüz fotoğrafına cesaret edecek profesyonellikte bir iş yapmadığım için, sadece yanaktaki görünümü göstermeye çalıştım. kendi fotoğrafını çekmek çok zor. 
yüzümde allıktan başka bir şey yok. kendi fırçasıyla, görmeniz için alelade uyguladım.
ben bu allığı hala, ısrarla kontörlemek için kullandığım fondötenin üzerine geçiyorum. sadece yazın çok bronzlaştığımda allık olarak kullandım.

as this blog is not my profession, I don't have the courage to show all of my face but I just tried to show what it looks like on my cheeks. it is very hard to take one's own photo. 
there is nothing but the blush on my face. I applied it with its own brush, not carefully, just to show. 
I am still using this blush on the foundation which I am using for contouring my face. I only used as a blush when I was bronze in the summer.




20 Ekim 2012 Cumartesi

la-roche posay kerium

kerium ekstra hassas fizyolojik şampuan hassas saç derisi ve kerium ds kepeğe karşı etkili şampuan / kerium extra gentle phisiological shampoo sensitive scalp and kerium ds intensive shampoo anti-dandruf



seboreik dermatit hastalığını çeken bilir. vücudun çeşitli yerlerinde aşırı yağlanmaya bağlı kızarıklık, pullanma, kaşıntı, döküntü şeklinde kendini gösteriyor. ve tedavisi yok. yalnızca sürekli kullanılan ürünlerle oluşumu engellenebiliyor. kullanılmadığında yine tekrarlıyor.

sufferers know seborrhoeic dermatitis well. it is seen as scaly, flaky, itchy, and red skin. and there is not any certain treatment. it can only be reduced with some medical products.  

ben bu sıkıntıyı saç derisinde yaşıyorum. aslında çevremde de yaşayan çok insan görüyorum, kimi farkında kimi değil. pek çoğunun basit bir kepek sorunu olarak gördüğü şey aslında seboreik dermatit. o yüzden basit kepek önleyici şampuanlarla giderilecek bir dert değil.

I have this problem on my scalp. in fact, there are lots of people around who have this problem but they are nor aware of it. they think it is a simple dandruff issue. 

eczanelerde nizoral, ketoral gibi medikal şampuanlar var. ben bunları da kullandım ama yeterli iyileşmeyi göremedim. vichy'nin kepek ve dökülmelere karşı olan şampuanı ise gerçekten muazzamdı. uzun yıllar onu kullandım. la roche'un şampuanı ise bu konuda vichy'nin olmadığı kadar popüler olduğu için bu sefer de onu denemeye karar verdim.

there are some medical shampoos like nizoral and ketoral and I tried them, but ı couldn't see enough decrease. vichy's anti-dandruff shampoo was really great. I used it for a long time. I am trying la roche thistime because of its popularity.

kerium ds haftada iki kez kullanımla, üç hafta sonrası iyileşme vadediyor. dediğim gibi, iyileşme de kısa süreli. birkaç hafta sonra kaşıntı yeniden başlıyor, ve tedaviye geri dönüyorsunuz. bu bütün seboreik dermatit ürünleri için geçerli.

kerium ds promises recovery after three weeks with a twice a week usage. as I said, recovery is temprorary. itchiness begins in a couple of weeks and you go back to treatment. 
























kerium ds'i alırken, onunla beraber kullanmak için günlük şampuanı kerium ekstra'yı da aldım. bir süredir ikisini dönüşümlü kullanarak daha etkili sonuç almaya çalıştım.

I bought kerium extra with kerium ds which is for daily use. I use them together for a while.
























ama malesef vichy kadar etkili olamadılar. bu şişeler bittikten sonra yine tıpış tıpış vichy'ye dönücem.

but unfortunately they are not as effective as vichy for me. I will go back to it when they run out.

19 Ekim 2012 Cuma

sensodyne

beyazlatıcı onarım ve koruma diş macunu, ağız çalkalama suyu ve ferah nefes diş macunu/repair and protect whitening toothpaste, gentle mouthrinse, extra fresh toothpaste


diş bakımı hem sağlık hem de güzellik için çok önemli. diş ipi, arayüz fırçası gibi şeyleri nadiren kullanıyorum ve bu, çürümelere engel olmaya yetmiyor. 
kahvesever olduğum için beyazlatıcı diş macunu kullanmayı tercih ediyorum. fakat beyazlatıcı ürünleri sürekli kullanmak doğru olmadığından, zaman zaman ferah nefes versiyonuna geçiş yapıyorum. 

tooth care is important for both health and beauty. I hardly ever use dental floss or interdental brush and that doesn't prevent decay. 
I love coffee and I use whitening paste for that reason, but it is not appropriate to use whitening paste for a long time, so I sometimes change it to fresh toothpaste.














diş hekimleri diş ipi veya arayüz fırçasının da sıklıkla kullanılmasını öneriyorlar. diş ipi malum, dişlerin arasını temizlemek için gerekli arayüz fırçası da aynı işlevi görüyor. ama diş ipinden daha etkili olduğu söyleniyor. ama fırçanın kalın geldiği diş araları için tabi ip mutlaka şart. sonra bir de ağız çalkalama suyuyla tüm ağzı temizlemek gerekiyor. günde bir defa yapmak yeterli.

dentists strongly advise dental floss and interdental brush. they do the same work but brush does better work. dental floss is good for close teeth. after using these, mouthrinse is the golden shot. it is enough to use them once a day.

benim kullandığım oral b marka, şunun aynısı;

this is the same with the brush I use;


tabi ben tembel olduğum için kırk yılda bir yapıyorum bunları.  

of course I follow this procedure rarely as a lazy girl.





18 Ekim 2012 Perşembe

sensetools alışverişi

the brush guard pudra-kabuki paketi ve eos limon damlası dudak kremi spf 15 / the brush guard powder-kabuki pack and eos lip balm in lemon drop spf15


ben unutkan kızım. kendime koyduğum alışveriş yasağı hala devam ededursun, bu yasak, elzem olan şeyler için geçerli olmadığından, girdim sensetools'a, verdim the brush guard fırça koruyucu ve eos dudak kremi siparişini.
elimdeki the body shop çilekli dudak yağı, dudağımı beyazlatmaktan başka işe yaramıyor. fırçalarımı da yıkadıktan sonra ilkel yöntemlerle başaşağı kurutmaya çalışmaktan bıktım. mantıklı bir alışveriş oldu.
peki unutkanlığın konuyla alakası?
kargodan gelen paketi açtım. hemen telefonumla fotoğraflarını çektim. o sırada dudak kremini de denedim. ama bir tuhaflık var diyorum. kokusu ve tadından başka bir beklentim varmış demek ki, ne sipariş ettiğimi unuttuysam da beklentilerim kalmış içgüdülerimde.
sonra sipariş detayıma bakmak aklıma geldi. meğer ballı olanını sipariş etmişim. ama online alışveriş hayatım boyunca böyle bir karışıklığı (herhalde öyledir) hiç yaşamadığımdan, kargocu eşliğinde kontrol etmek aklıma dahi gelmedi.
e şimdi ilerde sipariş vermekten çekinmeyelim de ne yapalım sensetools?
neyse, geçelim ürün değerlendirmesine.
istediğim dörtlü fırça koruyucu paketi beklentilerime cevap verdi. fırçaları içlerine yerleştirip ters çevirip denedim, gayet rahat duruyorlar ayakta. fırçanın şeklini muhafaza etmek, rahatça kurutmak ve makyaj çantasının içinde saklamak için çok kullanışlılar. ilerde minik fırçalar için olanlarını da alabilirim.

the brush guard kabuki/powder pack met my expectations well. I tried them with my brushes. they are very useful to keep brushes in shape, dry them upside down easily and carry them in the makeup case. I can buy the pack for small brushes later.


              kartonetindeki uyarı da süper "oyuncak değil!"

               "not a toy!" is a funny warning.



nars yachiyo, mac 188, mac 252 ve ecotools pudra fırçası ile yaptığım denemede, koruyucu, 252'ye büyük geldi. diğerleri içinse çok uygun.
limonlu dudak kremine gelelim. dudakta tabaka oluşturmadığı, tadı ve kokusu da çok hafif olduğu için beğendim. ama bu kadar para vermeye dğecek bir ürün değil. beauty formulas'ın yüz maskesi bile daha çok nemlendiriyor dudakları.

I tried the brush guards with nars yachiyo, mac 188, mac 252 and ecotools powder brush and the guard is big for 252. but it is good for others.
and eos lemon drop...I am not sure what I can understand from the first use but I liked its texture, taste and smell. but it is not worth that much. even beauty formulas' face mask moustrizes lips better than this.


                     ambalajı sevimli, kullanımı kolay.
        ama azalınca nasıl sürülür merak etmiyor değilim. fırça kullanmak, parmakla sürmek falan gerekebilir.

         its package is nice, usage is easy. but I think it will be difficult to use when it is beginning to finish. a brush is necessary  I guess.




sensetools alışverişi hakkındaki olumlu görüşlerim ise; siparişin elime hızlı ulaşması, ki yurtiçi kargo'dan daha iyi bir şirketle bu daha da önce olabilirdi, paketlemenin iyi yapılmış olması (kırılmasın diye özen gösterilmiş).
ellerinde olmayan ürün yerine başkasını gönderdilerse ayıp etmişler, karışıklık olduysa da biraz daha dikkat diyorum.

17 Ekim 2012 Çarşamba

sebamed feminine intimate wash



üç yıldır kullandığım sebamed genital bölge temizleme jelini tanıtmak istedim. hala sabunla temizlik yapanlarımız varsa, bir an önce bu ürünle tanışmalılar.
bu jel bana hiçbir zaman sorun yaşatmadı. güzelce temizlenmemi sağladı. fazla iç kesimlere dalmamak önemli.
iç taraflar kendi kendini temizliyor zaten.

I have been using sebamed genital wash for three years and I really advice it for those who still use soap.
this gel has never caused trouble, and has always cleansed well. it is important not to go inside too much. inside area cleanses itself already.


16 Ekim 2012 Salı

mac studio finish kapatıcı / concealer

studio finish spf 35 nw25



güneş lekelerimi kapatma uğrunda sarıldığım kapatıcılardan biri de mac studio finish. 
lekeyi göstermesin diye kendi tenimden daha koyu, ve nw tonlarında aldım. ben beyaz tenliyim, nw tonları bende sarı duruyor ama bu kapatıcıyı almış bulundum. ve mağazadaki ışıkların altında gayet de iyi kapattı gibi geldi. günışığında ise berbat durduğu gibi lekeyi falan da kapatmıyor. lekelerim expigment sayesinde geçti, artık kapatıcıyla işim kalmadı, ama durdukça bozulup atılmasını istemediğim için mutlaka bir şekilde değerlendirmekte kararlıyım. belki biraz daha koyu bir fondötenle birleştirip kontör için kullanabilirim.

one of the concealers ı used for my spots is mac studio finish. I bought a darker shade  to conceal my dark spots. I have pale skin and it seems yellow on my face. I thought it was good when I tried in the shop. but in the daylight, it is very ugly and doesn't conceal my spots. 
my spots went away by the help of expigment, I don't use concealer anymore, and I will use it as a bronzer for contouring I guess. 



şu anda cildimin güneşlenmeyle koyulaşması geçmediği için, sürünce tenimle bütünleşmiş gibi görünüyor. ama bir aya kalmaz, yine sarı sarı sırıtır. aa evet, belki bronzer krem bile yapabilirim bunu.

it doesn't seem so bad now as I am still bronze but after a month, it will seem yellow again.


 siz siz olun mualara fazla güvenmeyin, cilt tonunuzu, alt tonunuzu iyi belirleyip alışverişinizi ona göre yapın. denediğiniz ürünü mağaza dışına çıkıp günışığında görmeden almayın.

don't trust muas so much. learn your skin tone well and do your shopping consciously. don't buy the products without seeing in the daylight.

15 Ekim 2012 Pazartesi

victoria's secret vücut spreyi ve duş jeli / body mist and wash

love bitten 


victoria's secret ürünlerini birara, yanlış hatırlamıyorsam trendyol kampanyasından almıştım. son derece lüzumsuz, ihtiyaç dışı, sırf merak ve isminin, ambalajının cazibesi sayesinde sipariş ettim. şansıma gelen koku da şekerli mi şekerli çıktı. üstelik pek kalıcı olmadığını duyduğum kokusu da gayet buram buram hissediliyor. arada bir kullanarak bitirmeye çalışıyorum. daha güzel kokulu bir versiyonunu tekrar alabilirim ama vazgeçilmez bir ürün değil.

I bought these victoria's secret products from trendyol I guess. it was an extremely unnecessary, useless shopping mainly because of the attractive name and the package. it is a very sweet fragrance which is not my favourite. besides, it is long-lasting unlike my friends said. I am trying to finish them and may buy a better fragranced one again, but they are not indispensable.


14 Ekim 2012 Pazar

expigment

expigment %4 leke giderici krem/expigment %4 cream for dark spots


clinique, shiseido vs. gibi kozmetik markalarının leke kremleriyle, serumlarıyla geçen yıllarıma yanmamı sağlayan bir krem expigment. internette delice yaptığım leke giderme araştırmaları sırasında karşıma çıktı. benim clinique even better ve shiseido white lucency kullanıp sonuç alamadığım iki adet güneş lekem vardı yanaklarımda. bu yaz güneşlenmek gibi bir çılgınlık da yapınca epey koyulaşmış ve yayılmışlardı. üstüne bir de burnumda iki üç çil şeklinde leke belirdi.

expigment made me regret for my years with shiseido or clinique dark spot serums. I found it when I was searching dark spot treatments on the internet crazily. I had two sun spots on my cheeks and they got darker after sunbathing last summer. I got two or three little freckles on my nose also. 

lazer tedavisi olmayı düşünüyordum. son çare olarak suna dumankaya tarifleri filan uygulasam bari diye nette gezinirken bir iki blogda izine rastladım bu kremin. aman bunu sürüp de güneşe çıkmayın, pek de işe yaramıyor gibi yorumlara rağmen ekim başında gittim koşa koşa aldım.
izmir'de üretilen, orva firmasına ait, eczanede satılan bir krem. prospektüsünde, 2 ay düzenli kullanım sonrası sonuç alınamazsa bırakılması öneriliyor. bloglarda da en az 6 aylık kullanımlardan söz ediliyor. günde iki kez, lekelerimin üzerine, yoğurt gibi sürüp bıraktım. zaten bir süre sonra dağılıyor, akıyor, emiliyor.
UVA ve B filtrelerine sahip olduğu için, kullanıp güneşe çıkmakta da bir sakınca yok.

I was thinking to get laser treatment. I bought it from the pharmacy. it was produced in izmir by orva. it is adviced to quit using if not useful after two months. I used it two times a day on my spots as a thick layer. UVA and B filters let you to go out with this cream on your skin.










gelelim bendeki etkilerine; ilk iki üç gün sabah akşam uyguladıktan sonra, cildimde kızarıklık oluşmaya başladı. dışarı çıkarken güneş koruyuculu kapatıcı ve güneş kremi sürdüm. bir hafta geçtikten sonra cildim soyulmaya başladı, ben de sabırsız olduğumdan, kavlayan derileri elimle, cımbızla falan çekerek soyulmayı hızlandırdım.

I applied the cream for the first three days morning and evening, then I had some blemishes on the spots. I used sun screen when I went out. after a week, my skin started to peel off. 

sol yanağımdaki leke ilk bir haftada, burnumun üstündekiler de dün itibariyle tamamen yokoldu. kızarıklıklar da geçmeye başladı. sağ yanağımdaki lekenin soluk kısımları tamamen gitti, ortasında bir nokta olarak kaldı. ona krem uygulamaya devam edeceğim. ama görünmeyen ufak bi şey olduğu için önemsemiyorum.

the spot on the left went away in a week, on my nose in a few days after. blemishes began to fade. the spot on thi right shrank and it is like a small dot. I will keep using the cream for it.

allah'a şükür, üç yıldır en büyük güzellik kompleksim olan lekelerimden kurtuldum.
bu kremle, sivilce izlerinden, yara izlerinden kurtulmak da mümkünmüş. cildinizi soyarak taze bir tabaka ortaya çıkarıyor, ve sorun eğer üst tabakadaysa, derine inmemişse, kurtulmuş oluyorsunuz.

I finally got rid of the biggest beauty issue of mine after three years. this cream also erases acne and other scars if the problem is near the surface of the skin.

bu krem yüzünden çokça kızaran yerlerime arada sırada bioderma sensibio forte kızarıklık kremi uyguladım. bazen de bepanthen krem sürdüm.
expigment deneyimimden sonra artık herhangi bir cilt problemim için kozmetik markalarından cilt bakım ürünü alma devrini kapatmış bulunuyorum. nemlendirici dedin mi bepanthol'den, tonik dedin mi gül suyundan şaşmayacağım.
en son oluk oluk para döküp daha kapağını bile açmadığım shiseido intensive anti-spot serumu da nerelerime sürsem bilemedim.

I used bioderma sensibio forte for the blemishes, and sometimes bepanthen. after this expigment experience, I won't use any cosmetic product for my skin care anymore. bepanthol for moustrizing, rose water as tonic, that's enough! 

kişisel alışveriş yasağım ve estee lauder rujum

estee lauder signature ruj pink sand/estee lauder signature lipstick in pink sand

ekim ayı için kendime koyduğum kozmetik alışverişi yasağına sebatla uyduğum şu günlerde, yeni ürün deneyip tanıtma imkanım olmadığından, ve sonbaharla beraber iş temposu arttığından, yazacak zaman da bulamadığım için, önceden beri kullandığım ürünleri yazmaya karar verdim.

I am patiently following my self-prohibition of cosmetic shopping, and also ı don't have much time because of work, so I can't try a new product and introduce. I decided to write about my old cosmetic products.

canım sıkıldıkça, moralim bozuldukça kendimi gratis'e, watsons'a atmak, ay tekin acar'da cilt bakımı varmış, ykm'de indirim diye gelen her mesaja heyecanlanmamak, ilacımı almaya uğradığım eczaneden bir sürü dermokozmetik ürünü toplamadan çıkmak, internetteki kampanyaların cazibesine kanmamak harika. üstelik sadece 15 gün oldu ama, hem çok uzun zamandır alışveriş yapmıyormuşum gibi hissediyorum, hem de bütçemi toparlamaya giden yolda emin adımlarla ilerliyorum.

it is great not to go to watsons or gratis when I feel stressed. it has only been 15 days but I feel as if I haven't been shopping for a long time. it is also very good for my budget.

alıp da beğenmediğim ürünleri bir kenarda çürütmek ya da birilerine vermek yerine, ne yapıp edip kullanmak bana iyi geldi. müsriflikten az da olsa kurtuluyorum galiba.
sevmediğim ojeleri birbirleriyle karıştırıp başka renkler elde etmek, cildimi uymayan toprak renklerindeki farları yüz kontörlemek için kullanmak, eskiden kalma yarım fondötenleri nemlendiriciyle karıştırıp sürmek, neden aldığımı anlamadığım rujları üstüste sürüp bitirmek, işe yaramayan vücut kremlerini, losyonları el-ayak kremi yapmak gibi bir sürü yaratıcı derya baykal fikriyle hem elimdekileri değerlendiriyorum hem de stres atıyorum.

I started to use the products which I bought but not liked, i mix the nail polishes, use eye shadows for contouring, mix foundations with moustrizers, apply lipsticks together, use body lotions for my feet and hands, and most importantly I feel relaxed.

evet çoğumuz için özellikle kozmetik alışverişi rahatlamanın en önemli yolu, makyaj aynamızın önüne rengarenk dizdiğimiz ürünler bizi görsel olarak da mutlu ediyor. bundan asla vazgeçebileceğimi sanmıyorum. ama işlevsiz ürünler almaktan kurtaracağım kendimi, kararlıyım.

yes, cosmetic shopping is the best way to relax for most of us, and we like colorful products standing in front of our makeup mirrors. I don't think ı can ever give up this. but I will save myself from buying useless products, I am certain.

mesela, her makyaj severin hayallerini süsleyen naked 2 paletin türkiye'ye gelmesi beni başta heyecanlandırmıştı, ilk fırsatta almam gerektiğini düşünüyordum. fakat elimde, naked renklerine çok benzeyen renklere sahip bir the balm nude tude olduğunu, ve içinden sadece 5 rengi kullandığımı, zorlasam bir iki rengi daha kullanabileceğimi, ama geri kalanların benim için tamamen gereksiz olduğunu düşündüm. naked ve naked 2 renklerini dikkatlice inceleyince, onların da bana gerekmeyen bir sürü rengin yanında, 2-3 renkle ilgimi çektiğini fark ettim, ve almaktan vazgeçtim. toprak tonları bana yakışmıyor, bunu kabul ettim, ve rahatladım. oooh beee!!!
bu yazının şerefine, belki daha önce de bahsetmiş olduğum, günlük makyajda en çok kullandığım rujlardan biri olan estee lauder signature pink sand'i tanıtmak istedim.

for example, I was planning to buy a naked 2 palette for a while, and I have a very similar the balm nude tude palette also. furthermore, I don't even use the majority of the colors in it, because they don't suit me well. I examined the naked colors and I found out I won't use other than 2-3 colors. and I decided not to buy that palette and save my money for something more suitable and useful for me.
I might have written about this estee lauder signature lipstickin pink sand before. I use it frequently for my daily makeup.



estee'nin her ürünü gibi rujları da harika. hem kalıcı, hem kolay sürümlü, hem de rengini iyi veriyor.

like estee's all other products, it is great with long lasting and pigmentation.


elimdekileri bitirene kadar yeni ruj almayı planlamıyorum ama alacak olursam tercihim estee lauder, mac ve dior olur. ama chanel ve tom fordları da merak etmiyor değilim.

I don't plan to buy a new lipstick until I finish current ones but if I have to, I will prefer estee lauder, mac or dior. of course I am very curious about chanel and tom ford.


                    iki farklı açıdan iki farklı yansıma.
       
         two different reflections from two different angles.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...