iletişim

inspiteofmyself@gmail.com

27 Ocak 2013 Pazar

neden makyaj-nasıl makyaj? / why makeup-how to makeup?

bu yazıyla beraber, aynı düşünceye sahip pek çok kadının varlığını görmemize vesile oldu cyborg. ben de biraz fikir beyan etmek isterim.
biz neden makyaj yapıyoruz? en temelde, makyaj yapmanın meselesi nedir?
evet, olduğumuzdan farklı görünmek istiyoruz. bunu itiraf ederek başlayalım her şeye.
saçını sarıya boyatan bir kadın, sarı renk ona çok yakıştığı için değil, sarışın bir kadın gibi görünmek istediği için yapar bunu.
epilasyonu da olmadığımız bir şey gibi görünmek için yapıyoruz. kıllı bir bacağın çirkin ve pis olduğunu düşünen ilk kişi kimse, onun görüşünün yaygınlaşmasına borçluyuz bacaklarımızı almadan etek giyemeyişimizi. yahut belki de, esmer ve kıl kökleri güçlü olan kadının sarışın ve tüysüz kadınla ilk karşılaşmasının, o anki özentinin mahsülüdür bütün bu ağda belası.

                          görsel:   www.waxing.net

kaşlarımızı yaratıldığı/oluştuğu şekilde bırakmayıp yüzümüze uygun bir şekil verme derdimiz de herhalde, kendiliğinden ince ve kavisli kaşlara sahip birine imrenen ilk kadın, yahut onu karısına örnek gösteren ilk adam yüzünden olmuştur.
biz, kendimizinkinden çok çok eski zamanlarda kökleri oluşup çağlar boyu şekillenen bir güzellik algısına hizmet etmeye çalışan kimseleriz. asırlar önce güneşe çıkıp tenlerinin koyulaşmasını bir fakirlik emaresi olarak gören soyluların, pudralarla daha da beyazlaştırdıkları tenlerine, sağlıklı bir görüntü kazandırmak için sürdükleri kırmızı boyalar, şimdi bizim için vazgeçilmez birer makyaj çantası demirbaşına dönüşmüş durumda. doğurganlığın simgesi dolgun ve kırmızı dudakları taklit etmek için ortaya çıkan ruj, şimdi kıyafetimize göre renk değiştiren bir aksesuar oldu çıktı. canlı, sağlıklı, ışıltılı görünmek için icat edilmiş hangi kozmetik ürünü varsa, değişerek, gelişerek, onlar olmadan bir kadının tam olarak bir kadın olmasının imkansızmış gibi gösterildiği bir sektörün en önemli parçaları haline geldi.
biz de 72 tane rujumuz, 36 tane allığımız olmazsa bir şeylerin eksik olduğunu düşünecek hale geldik. kıyafete göre gözümüzün üstünü boyuyoruz.



bana göre büyütülmeye çalışılan dudaklar, çekikleştirilmiş gözler, daraltılmış burun, öyle yapılmaya çalışıldığı belli olmadığı sürece, makyajın ana fikrine uygun. insanın cildinin tonunu eşitlemesinde, gözünün altındaki morlukları gizlemesinde, ibrahim tatlıses'in oğlu gibi gezmemek için kaşlarda hafif oynamalar yapılmasında, dudaküstü tüylerini yok etmesinde, gözlerini vurgulamak için kalem, eyeliner, maskara kullanılmasında hiçbir sakınca yok. bembeyaz bir tendeki kırmızı rujun yakıcılığını çok az şey sunabilir görsel olarak. ama bütün bunların, özellikle günlük hayatta bir kriteri olmalı. kadınlar çanta ya da ayakkabı gibi kendine ait bir modası olan makyajı bir süsleme sanatı olmaktan çıkarıp kalıp gibi pembe allıkların, turuncu bronzerların, akmış göz kalemlerinin, tel tel ayrılmış yapışık ve tortulu kirpiklerin, bembeyaz gözaltlarının tuhaf dünyasında kaybolmamalı.
bir başkasına baktığımızda gözümüze batan bütün bu korkunçluklar, konu kendimiz olduğunda gözümüze hoş geliyor.


bence mor bir dudak hiçbir şekilde güzel görünemez. çünkü esasen üşüdüğünde morarır dudaklar. ona yakışmıyor ama bende harika durdu gibi fikirlerle kendimizi kandırmamak gerek. biz birer tablo ya da fotoğrafdan ibaret değiliz. renk skalasında birbirine uyumlu olan her rengi suratımıza uygulamamız gerekmiyor.



kendi adıma, biri bana "kirpiklerin ne güzel" dediğinde iyi makyaj yaptığımı düşünürüm, ama "ay rimelin çok hoş durmuş, markası ne?" diye sorarsa yaptığım makyajda sorun var demektir. yazları peynir gibi görünmemek için sürdüğüm bronzerlar bana "ne ara tatile gittin çok güzel yanmışsın" denmesini sağlıyorsa sorun yoktur, ama "ne sürdün suratına çok koyu olmuş" derlerse hemen duşa girmek farz olur. ki çoğu zaman da kadınlar birbirine gerçekleri söylemek yerine sahte iltifatlarda bulunur, yahut sessiz kalır. her ikisinde de, diğer kadının öyle görünmeye devam etmesinden haz duyulur. çünkü biz insanlar, başkasının kötü özellikleri üzerinden kendimizi sivriltmeyi severiz, ve bu, kendimize iyi özellikler katmaktan daha kolaydır.


benim de her kadın gibi, siyah kuyruklu bir eyeliner çekip kırmızı rujumu sürerek bakışları üzerime çekmeyi sevdiğim günlerim oluyor. ya da en sevdiğim lipglosslar ne kadar hafif renklerde olursa olsunlar, neticede dudağımda bana ait olmayan bir renk ve ışıltı olduğu belli oluyor. kilolandığımda gıdımı saklamak için muhakkak gölgeleme yapıyorum. ama bunların asla göze batmamasına, tenimle uyumlu ve bütünleşik görünmesine dikkat ediyorum. çünkü oje dışında hiçbir renkli kozmetik ürününün büyük bir yapaylıkla suratta dururken, insanı olduğundan daha güzel göstereceğine inanmıyorum. oje ise bambaşka bir mevzu. hangi abuk renk olursa olsun, eğlenceli duruyor, nedense ellerde renk olması kadınsılığı artırıyor. ama tırnağıma sürdüğüm o turuncu rengi dudağıma sürdüğümde korkunç görünebiliyor.

                    görsel:   http://www.vampyvarnish.com

tıpkı giyside, saçta, ev eşyasında, arabada olduğu gibi, bütün bu renk seçimleri, makyaj uygulamaları zevk meselesidir, ve kişiden kişiye göre değişir. benim güzel değil itici bulduğum o kıpkırmızı allık belki de süren için, sevgilisi için, en yakın arkadaşı için harika bir zevkin
temsilcisidir. ama bu benim şahsi blog yazımsa, görüşüm de budur.



everything began with this postcyborg lead us to see there are many women sharing the same ideas. I wanted to write something about this issue. 
why do we makeup? what is the main reason to makeup?
yes, we want to look different from what we really look like. lets begin with admitting it.
a woman who dyes her hair to blond, doesn't do that because yellow is her favourite color but she wants to look like a blond woman.
we use epilation to be seen as something that we are really not. we owe our hairless legs to the first one who thought that hair looks dirty and ugly. or maybe to the firts woman who saw the blond and hairless one and thought she was more beautiful than herself.
there can be a similar reason for our eyebrow shaping addiction.
we are people who try to serve a beauty perception that was shaped long time ago.
lipstick was for imitating healthy red lips which were the sign of fertility, but now it is a must have product for women with many different shades and we chose them according to our outfit. every cosmetic product which was manufactured to make us fresh, healthy, glowy is now something that you can't be a real woman without it.
for me, it is suitable to the real aim of makeup to make the lips fuller, the eyes bigger, the nose narrower etc. as long as nobody recognises that you did it. no problem to even the skintone, correct the dark circles, get rid of facial hair. not many things can give the passionate effect of a red lipstick on a  pale face. but we should have some criteria. we should not only follow the fashion of makeup and wear exaggarated makeup. it oesn't mean that the compatible colors on a chart will look beautiful on our face.
if someone says "your lashes are beautiful" I think that my makeup is good, but if they ask which mascara brand I use, it means that there is something wrong with my makeup.
like every woman, I sometimes wear a distinctive black eyeliner with a red lipstick. no matter how my favourite lipglosses are light, they are not natural with their shine and glitter. I contour my face when I get weight. but I really try to make them integrated on my face. because I don't believe any arty colored makeup other than nail polish can make me more beautiful than I am. 
like clothes, hair, furniture, cars, every color choice is very personal. maybe the red blush on a lady's face which I hate is very beautiful for her boyfriend. but this is my personal blog and my own idea.

12 yorum:

  1. görüşünün her bir cümlesini evet,evet,kesinlikle,vallahi de öyle diyerek okudum... biz kadınların çoğu zaman kendi kendimize çıkardığımız dayatmalarla hayatı kendimize ne kadar zorlaştırıyoruz böyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o kadar çok gereksiz takıntımız var ki, atlatırsak kafamızı daha mühim şeylere yorabiliriz belki.

      Sil
  2. Şu ağda işini çıkaranlara buradan öpücüklerimi yolluyorum. Çok güzel iş çıkardılar başımıza :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ne vardı öylece kalıverseydi tüycükler...

      Sil
  3. Ne kadar güzel açıklamışsın, yazdıklarını bir solukta okudum.

    Bu arada blogumda ödül mimin var, mimlendin :)
    http://guzelliktutkusu.blogspot.com/2013/01/ilk-mimim-ve-liebster-blog-odulu.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler:)
      ilk fırsatta mimi yapıcam.

      Sil
  4. Bu yazinla beni fethettin!!! Her cümlene bayildim, artik takipcinim :)

    http://tasarimyagiyor.blogspot.co.at/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. senin blogun da çok farklıymış, severek takip edicem:)

      Sil
  5. harika bir yazı olmuş takipteyim benim blogumada beklerim
    kelebeketkisi39.blogspot.com
    sevgiler

    YanıtlaSil
  6. Mimlendin tatlım :)

    http://tasarimyagiyor.blogspot.co.at/2013/01/liebster-odulu-mimim.html

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...